Çarşamba , 16 Ekim 2019
En Çok Beğenilenler

MERHABA TATLIM BEN TÜLAY SEX HİKAYEMİ SANA TELEFONDA ANLATMAMI İSTERSEN ARA AŞKIM!
NUMARAM: 0035 351 57 32

sevgilim ben ne istersen olur diyo

Merhabalar herkese! Ben İrem. 22 yaşında, balık etli, 1.82 boyunda,
kızıl saçlı, uzun bacaklı, seks yapmayı ve cinsellikle ilgili her konuyu
konuşmayı çok seven bir bayanım. 7 yıldır birlikte olduğum sevgilim
Kerem bana ilk cinsel deneyimlerimi yaşattı ve bekaretimi 18 yaşına
girdikten 2 gün sonra ona verdim, o zamandan beri de fırsat buldukça
abuk subuk yerlerde çılgınca seks yaparız. Kerem’in ilk erkeğim olması
ve ona duyduğum bağlılık, bende onu doyurma isteği uyandırıyor, onun
beni sikmesiyle mutlu oluyorum. Yine de sevgilimin siki ortalama bir
büyüklükte olduğu için, aklımda zaman zaman değişik fantaziler, zenciler
ve hatta grup seks canlanıyor. Bunları sevgilime anlatığımda, bunun
kötü bir şey olmadığını, sadece dişiliğimin çok güçlü olduğunu söyler,
beni fantazi kurmaya teşvik eder ve daha ateşli sevişmemi sağlar. Hatta
bazen özellikle grup pornosu açar ve tost yapılan kızları bana izletir,
“Onlara özeniyor musun?”, “Sen de böyle sikilmek istemez misin?”, “Bak
kıza, 2-3 tane erkeği aynı anda doyuruyor!” gibi sözler söyler, beni o
filmlere özendirirdi. Kerem yıllardır Ayvalık’taki yazlıklarında tatil
yapar ve oradaki arkadaşlarıyla zaman geçirir. Bu yıl anneannesinin
hastalığı nedeniyle ailesi tatile çıkamadı ve Kerem anahtarı alarak
Ayvalık’a gitti, tabi ki boş evden yararlanmak için beni de yanında
götürdü. Eve girdiğimiz ilk andan itibaren, her gün dörder beşer kez
sikti beni, ben de aldığım zevkten hoşnut bir şekilde tatil yapıyordum.
Kerem beni yazlık arkadaşlarıyla tanıştırdı. Gündüzleri grup halinde
denize girip, geceleri de sabaha kadar kağıt oynayıp, dans edip, içerek
zamanımızı geçiriyorduk. Kısa sürede sevgilimin oradaki en yakın iki
arkadaşı olan Ege ve Cenk’le yıllardır tanışıyormuşum gibi samimi
olmuştuk ve dördümüz neredeyse günün 18-19 saatini beraber geçirir hale
gelmiştik. Tabi ki benimle samimiyetleri ilerledikçe, erkekler arasında
el şakaları, küfürler, bel altı konuşmalar artmış, birbirimize takılmaya
başlamıştık. Bir de sürekli Cenk’in sikinin büyüklüğüyle ilgili üstü
kapalı espriler yapılıyor, ancak konu hemen geçiştiriliyordu. Daha önce
hiç bu kadar erkek muhabetinin döndüğü bir ortamda bulunmadığımdan
önceleri rahatsızlık hissettim, ancak bir iki gün içinde hoşuma gitmeye
başlamıştı. Laf dönüp dolaşıp birbirimizin seks hayatına geliyor, çift
olduğumuz için de Kerem’e ve bana, Ege ve Cenk’ten sorular yağıyordu.
Bir gece Cenk, “Hadi bakalım, herkes fantezilerinden bahsetsin!” dedi ve
ilk cevap hakkını da bayan olduğum için bana verdi. Ben tabi ki işin
farkındaydım, Cenk ve Ege’nin benim aklımdakileri öğrenip, daha sonra
beni düşünerek 31 çekeceklerinden emindim. Kerem ise alkolün etkisiyle
durumun farkına varamamıştı ve hala saf saf arkadaşlarının bu sorularına
gülüyordu. Açıkcası bu beni biraz kızdırmıştı, her ne kadar çocukluk
arkadaşı da olsalar, erkeğimden bana sahip çıkmasını, kıskanmasını
beklemiştim. Bunlar aklımdan geçerken, biraz sinirlendiğimden, biraz da
alkolün etkisiyle ağzımdan, “Ben hep grup hayal ederim, bir yandan
verirken bir yandan ağzıma almak gibi bir hayalim var!” deyiverdim. Ve
ortamda bir anda sessizlik oldu. İki azgın erkeğin o anda aklından benim
vücudumun geçtiğinden adım gibi emindim. Daha sonra sessizliği bozmak
için ben Kerem’e sordum ve böylece geçiştirilmiş oldu. O gece güneş
doğana kadar içip eğlendik ve en sonunda içimizdeki ateşi söndürmenin en
güzel yolunun denize girmek olduğuna karar verdik. Denize 500 metre
kadar bir yürüme mesafesi vardı ve Cenk yolda sürekli, “Ben mayomu
çıkararak yüzmek istiyorum!” deyip durdu. Kerem ise Cenk’i, “Saçma sapan
konuşma, yüzeceksen adam gibi yüz!” diyerek azarladı. Bense kendi
kendime, (Bu ne kadar güzel olurdu!) diye düşünüyordum. Bu konuşmalar
eşliğinde sahile geldik. Koşa koşa suya atlayıp yüzmeye başladık. Ancak
benim içimdeki ateş halen devam ediyor, alkolün etksiyile buz gibi soğuk
suyu hissetmiyordum bile. Ben kulaç atarken erkekler arka tarafta
kalmıştı ve onların gülüşmelerini duyup arkamı döndüğümde, Cenk’in
mayosunu elinde salladığını gördüm. Tam gülerken mayo elinden fırladı ve
benim olduğum tarafa doğru suya düştü. Mayosunu almak için çabuk birkaç
kulaçla yanıma geldi Cenk. Ben de tam o sırada suya dalmıştım ve
gözlerim açık yüzüyordum, fakat onun bana doğru geldiğini görmemiştim.
Suyun içinde kafamı çevirmemle birlikte gördüğüm şeyle beynimden
vurulmuşa döndüm. O bulanıklığın içinde pek seçemesem de Cenk’in
bacaklarının arasında bileğimden biraz daha kalın bir yarak
sallanıyordu. Çok uzun değildi, ancak o kalınlıkla bir kadının yaşamak
isteyeceği her şeyi yaşatabilirdi. İki saniye kadar baktıktan sonra
kendimi suyun yüzeyine zor attım ve doğruca sevgilim Kerem’in yanına
yüzdüm. Sonra da sudan çıktım… Sonra Ege ve Cenk’i orda bırakıp,
Kerem’le eve döndük. Sevgilime birlikte duşa girmek istediğimi söyledim,
tabi ki benim boğa fırsatı kaçırmamak için beni kucakladığı gibi küvete
götürdü. Üstlerimizde sadece mayolarımız vardı. Canım deli gibi yarak
yemek istiyordu. Kerem mayosunu indirmesiyle birlikte aleti dışarı
fırladı, şimdiye kadar hiç olmadığı şekilde sert ve kalkık haldeydi.
Erkeğimi öyle görünce dayanamadım, önünde diz çöküp uzun tırnaklarımla
kasıklarını hafiften çizdim. İnce parmaklarımla yarağını kökünden tuttum
ve dilimle başının alt kısmına hassas darbeler atmaya başladım. Daha
sonra dilimi tamamen etrafında gezdirmemi istedi ve dediğini yaptım.
Yarağı sırılsıklam olmuştu, ancak daha fazla istiyordum. Elimle sıkıca
tutup ağzıma aldım ve azgın bir şekilde, şehvetle, iştahla, emmeye
başladım. Bakireyken Kerem’i tatmin etmek için uzun uzun (bazen 1 saat)
sakso çekerdim, o zamanlardan kalma alışkanlıkla boğazıma kadar tamamını
aldım, dilimi de ağzımdaki sert et parçasının etrafında dolaştırmaya
çalışıyordum. İşte o anda gözümün önüne gelen tek görüntü Cenk’in aleti
oldu. Gözlerimi kapattım ve Cenk’in yarağını emdiğimi hayal etmeye
başladım. Ben böylece daha istekle emiyordum, emdikçe de ağzımdaki yarak
daha bir damarlanıyor, iyice şişiyordu. Kerem ise bir yandan ağzımı
sikerken, bir yandan memelerimi sıkıştırmaya başlamıştı. Ensemden tutup
beni kendine çekiyor beni de çıldırtıyordu… Sikini ağzımdan çıkarıp beni
yüzüstü yere yatırdı. Önce kalçalarımı okşamaya başladı. Bunun beni her
şeyden çok azdırdığını biliyordu. Bir yandan elleriyle götümü sıkarken,
bir yandan sırtımı ve belimdeki gamzeleri yalamaya başladı. Bunun
etkisiyle zaten ıslak olan amım vıcık vıcık oldu. “Daha fazla
dayanamıyorum erkeğim, lütfen artık sok içime!” derken amımın
dudaklarının birbirinden ayrıldığını hissettim. O anda dünyanın en mutlu
kadını olduğumu hissetmiştim (Halbuki daha yaşayacaklarımdan haberim
yoktu!). Ayaklarımda ufak titremeler oldu. Kerem’den sadece bir “Ahh!”
sesi geldi. Bense derin derin iç çektim ve kendimi üstümdeki sevgilime
bıraktım. Sevgilim hiç olmadığı kadar azgın bir şekilde amıma gidip
gelmeye başlamıştı. Ben inlemeyle karışık, “Erkeğim, sik beni, batır
yarağını karının içine, istediğin gibi düz, becer beni!” diyordum. Kerem
de üstüme tamamen eğilmiş, ensemi yalıyor ve ısırıyordu. Sıcacık
nefesini ve hırıltısını kulağımın arkasında hissetmek bende bir vahşiye
veriyormuşum hissiyatı uyandırdı. Aniden durup, küvete geçti ve sırtüstü
yattı, üstüne oturmamı emretti. ben de uslu bir kız gibi dediklerini
yaptım. Bacaklarımı açıp sikini elimle dikleştirdim ve kafasıyla
deliğimi ve klitorisimi biraz okşadıktan sonra kendimi aşağı bıraktım.
Bu pozisyondayken daha derine giren yarağı beni göklere uçurmuştu. Hızlı
nefes alıp vermesinin arasında, “Gözlerini kapat ve başka bir yarak
düşün!” dedi. Aklıma ilk gelen tabi ki Cenk olmuştu ve inlercesine
Cenk’in adını söyledim. Bana, “Sence nasıl bir siki vardır?” diye sordu.
Tam keyifle anlatmaya başlıyordum ki durdum, çünkü ne kadar zevk alsam
da Cenk’in aletini gördüğümü Kerem’e söylememeliydim. O yüzden hayal
ediyormuş gibi yapıp, “Upuzun bir yarağı var, kafası mantar gibi şiş ve
gövdesi damarlı. O kadar güçlü görünüyor ki… Eme eme morartıyorum!”
dedim. Tabi ki bunları söylerken kalbimin çarpıntısından ve nefes alıp
vermeye çalışmaktan zar zor konuşuyordum. Bunları duyduktan sonra Kerem
amıma daha sert ve hızlı şekilde sokup çıkarmaya başladı. Bir yandan da
elini klitorisime dayadı ve yumuşak şekilde okşamaya başladı. Onun
dokunuşuyla birlikte tüm vücudumun kasılmaya başladığını hissettim. O
günkü ilk orgazmıma ulaşmıştım, ama halen yıllardır seks yapmamışım gibi
zıplamaya devam ediyordum içimdeki kütük gibi yarağın üstünde. Derken
beni kalçalarımdan tutup kasıklarına bastırdı ve bir süre öylece
bekledi. O sırada da boş durmamış, dikleşip memelerimi yalamış, uçlarını
koparırcasına ısırmıştı. Meme uçlarım mosmor hale gelmişti emilmekten. O
keyifle ben de gaza geldim ve kendi göğüslerimi yalamaya başladım. Tam o
sırada erkeğim tekrar amıma pompalamaya başladı, aldığı zevki yüzünden
okuyordum ve bu bana amımın sikilmesinden daha da büyük zevk veriyordu.
Durup beni döndürdü ve domalttı. Rahat pozisyonu bulduktan sonra
yarağını amımda hızlı şekilde kaydırmaya devam etti ve bir hayvan gibi
anırmya başladı. Arkamda böylesine vahşi ve hükmedici bir erkeğin
olmasından çok keyif almıştım. Bana, “Orospumsun benim, bu gün amını
dağıtıcam senin, yarağa doyacaksın, saatlerce bana verip benim
olacaksın!” gibi şeyler söylüyordu. Böyle seslenilmek beni en üst
noktaya taşımıştı ve bir kez daha ellerim ayaklarım zangır zangır
titreyerek boşaldım. Amımdan sular akıyordu ama Kerem halen durmamış,
benim boşalmış olmama aldırış etmeden bir boğa gibi amımı sikiyordu.
Elimi arkaya atıp taşaklarıyla oynamaya başladım, yumurtalarını elimde
çeviriyordum. Sonra da kökünü sıkıca tuttum ve çekmeye başladım. Harika
bir tempo tutturmuştuk, elimin hızıyla amıma daldırılıp çıkarılan yarak
muhteşem bir uyum yakalamış ve ikimiz de cinsel organlarımızdan
aldığımız zevke kendimizi kaptırmıştık. Kerem hiç ses çıkarmadan sikmeye
devam ediyordu. Bense içimden çok kısık bir çığlık eşliğinde ağzımı
açmışım, sanki bir başka yarağın kafasını yalıyormuşum gibi dilimi
dışarıda gezdiriyordum. O sırada aklımda tamamen Cenk’in yarağını ağzıma
almak vardı… Bana yıllar kadar uzun gelen bir süre siktikten sonunda
Kerem ellerini belime attı, sıkıca kavradı ve beni kendine çekerek
sikmeye başladı. Böylece daha derine giriyor, neredeyse taşaklarını bile
amıma sokacak kadar bastırıyordu. Ben, “Ah, evet, ah!” diye incecik
sesimle inlerken, o da hırlamaya ve adımı haykırmaya başladı. Ben zevkin
en uç noktalarında uçarken, Kerem de şiddetle amıma boşalmaya
başlamıştı. İçimde akan sıcaklıkla daha da çıldırdım! Kendimi geri itip
sokmaya devam etmesini istiyordum. Döller amımdan akmaya başladığında,
amımda ki yarak da küçülmeye başladı ve Kerem üstüme yığılıp öylece
kaldı. Halinden hoşnut şekilde, bana, “Az önce kimin aletini yaladığını
hayal ettin, birini ağzına almak istediğini apaçık gördüm, kimdi o?”
diye sordu. Ben de bu sefer tereddütsüz bir şekilde, “Cenk!” dedim.
“Yine mi Cenk? Neden özellikle Cenk?” diye sorduğunda ise, Cenk’in kalın
yarağını nasıl gördüğümü ve aklıma nasıl kazındığını anlattım… O gün
bir süre uyudu uyuduktan sonra, akşamüstü tekrar denize gitmek için
kalktık. Yanımızda götürmek için hemen 2 tane sandviç hazırladım ve yola
çıktık…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*