Perşembe , 19 Eylül 2019
En Çok Beğenilenler

MERHABA TATLIM BEN TÜLAY SEX HİKAYEMİ SANA TELEFONDA ANLATMAMI İSTERSEN ARA AŞKIM!
NUMARAM: 0035 351 57 32

eşimle plaja gitmiştik

Belirtmek isterimki yazdıklarım tamamiyle gerçektir.Eşim ve kızımla
birlikte Antalya’da yaşıyoruz. Eşim bahar sarışın, balıketli ve oldukça
güzeldir. Eşim modern bir aile ortamında yetişmiş, giyimine özen
gösteren, bakımlı seksi bir kadındır. Topuklu ayakkabıları ile mini
eteğinin altında bacakları muhteşem görünür. Likralı daracık beyaz
taytını giyip çıktığında kalçalarının güzelliği ortaya daha çok çıkıyor.
Kızım selin ise 16 yaşına yeni girdi ve liseye başladı.Tek çocuğumuz
olan Selin tam bir çıtır çerez diyebilirim.Liseye başladıktan sonra
lolita havasına girip serpildi. Sıcak Antalya havasında rahat giyinmeyi
seven kızım evde bu rahatlığı abartır minicik şortlar, etekler giyer.
Denizde giydiği bikinilerde oldukça cüretkârdır. Ehliyet almanın
zorlaşacağı, ilkokul mezunlarına ehliyet verilmeyeceği haberlerinin
çıktığı günlerdi. Bende eşimi ehliyet alması için teşvik ediyordum.
Çünkü eşimin ehliyeti yoktu ve araba kullanmayı da bilmiyordu. Bir kaç
defa arabamı kullanması için çalıştırdım fakat her seferinde beceremedi.
Eğer sen araba kullan ve ehliyet al sana araba alacağım dedim. Bu
sözümden sonra ikna oldu ve ehliyet kursuna gitti. Gittiği kursta yazılı
sınavı kazanmış direksiyon dersi alıyorlardı. Antalya’nın meşhur
sıcaklarının başladığı yaz ayları gelmişti. Hem mangal yakalım hem de
serinleyelim diye eşofmanları giyip ormanlık alana pikniğe gitmiştik.
Piknik alanına varıp yerleştik şöyle etrafı bir dolaştım. Piknik
alanının bitiminden sonra ormanın içine doğru giden gayet geniş ve güzel
bir yol vardı. Eşimin yanına dönüp, araba kullanmaya uygun yol var gel
seni biraz çalıştırayım dedim. Hayır, senin yanında heyecanlanıyorum ben
kursta öğreniyorum dedi. Sen kursta gene öğren ben sana araba
kullanmanın inceliklerini öğreteyim dediysem de kabul etmedi. Kızım ece
de annesini ikna etmeye çalıştı ama eşim Nuh dedi peygamber demedi. Çok
istiyorsan git kendin öğren ben şu ağacın altında mis gibi yatıp
dinlencem dedi. Kızım öfkeli bir şekilde öğrenirim ne var dedi. Bana
dönüp baba bana öğretir misin dedi. Öğretirim ama önce annenin öğrenmesi
lazım sınava girecek dedim. Eşim yere sermek için götürdüğümüz
örtülerden birinin üstüne uzanıp sonra öğrenirim acelesi ne dedi. Kızım
bir hışımla kolumdan çekip baba bana öğret dedi. Pekâlâ, gel bir tur
atıp gelelim dedim. Arabaya bindik piknik alanının sonundaki yola doğru
gidiyorduk. Kızım araba hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Hevesini kırmak
istemiyordum ama nereden başlasam bilemiyordum. Kucağıma otursun biraz
gittik mi tamam yeter artık derim diye düşündüm. Orman yoluna girip
kenara çektim. Kızım arabadan indi benim kapıyı açtı bekliyordu. Koltuğu
arkaya itip direksiyonu yukarı kaldırdım. Gel bakalım biraz direksiyon
tutmayı öğren deyip kucağıma oturttum. Birinci vitese taktım yürüdük.
Gaz, fren, vites arabanın kumandası tamamen bendeydi. Kızım birinci
viteste giderken direksiyon tutuyordu. Sanki arabayı o kullanıyormuş
gibi heyecanlı ve sevinçliydi. Bu arada kızımın altındaki aletim uyanmış
üstündeki kalçalara dayanmıştı. Küçük bir hareketle aletimi eşofmanın
içinde düzelttim. Kızım araba kullanmanın heyecanını yaşarken bende
büyük zevk alıyordum. Tarif etme bahanesiyle ileri geri küçük
hareketlerle bacak arasında gidip geliyordum. Kucağımdaki kızımın
saçları yüzüme değiyordu. Başımı öne yaklaştırıp boynuna öpücük
kondurdum ve aferin iyi gidiyorsun dedim. Seviniyor iyi kullanıyor muyum
diye soruyordu. Gayet güzel tabi ki bir seferde olacak bir şey değil
çok çalışmamız lazım dedim. Tamam, çok çalışalım baba her gün çalışalım
ki hemen öğreneyim dedi. Olur, olur çalışırız dedim. Bak baba, annemden
önce öğrenmeliyim ona göre dedi. Tamam, kızım annen her gün kursa
gittiğinde bizde çalışmaya çıkarız annene sürpriz olur dedim.
Sevincinden yerinde hoplayıp zıplarken aletim daha fazla dayanamadı
boşaldı. Hemen arabayı durdurup hadi in bakalım dedim. Biraz daha
kullansaydım dedi. Tuvaletim geldi diyerek indirdim. Eşofmanımın
ıslanmasını istemiyordum. Ağaçların arkasında külotumu çıkartıp attım.
Döndüğümde bu günlük bu kadar sonra devam ederiz dedim. Eşimin yanına
döndük ve güzel bir piknik oldu. Eve döndüğümüzde kızıma nerede araba
kullandırabilirim diye düşünürken aklıma araba pazarı geldi. Çok geniş
bir alandı aynı zamanda dikkat çekmez ve gözden uzaktı. Kızımın
kalçaları şimdiden heyecanlandırıyordu beni. Sonraki gün eşim sürücü
kursuna gitmek için evden çıkınca kızım hadi baba bizde gidelim dedi.
Üzerimizde bir şort bir tişört vardı. Cüzdanı ve arabanın anahtarını
alırken yedek bir şort aldım. Araba pazarına varınca yine koltuk ve
direksiyonu ayarlayıp, kucağıma aldım. Dizlerimi birleştirdim böylece
bacaklarının biri sağa diğerini sola salladı. Hareket ettikten sonra
dizlerimi açıp kapayarak bacak arasını rahatça açıyordum. Her ileri geri
hareketimde deliklerine badana yapıyordum. Çaktırmadan elimi bacağına
koyup okşuyor aferin iyi gidiyorsun diye boynuna ve kulak memesine
öpücükler konduruyordum. Kızımda altındaki sertliğin farkındaydı ve
benimle oynuyordu. Böyle bir süre devam ettikten sonra daha fazla
dayanamadım ve boşaldım. Çok terledim tuvalete gitmem gerek diyerek
pazarın içinde bulunan tuvalete gidip şortumu değiştirdim. Yeter yarın
devam ederiz diyerek kızımın mızmızlanmaları arasında eve döndük. Kızım
az çalışmamızdan şikâyetçiydi. Tamam, söz yarın daha çok çalışırız
diyerek gönlünü yaptım. Eşim döndüğünde çalışmamızdan hiç bahsetmedik.
Ertesi günü iple çekiyordum. Eşim kursa gidince kızım hadi baba çıkalım
ben hazırım dedi. Kızımın üstünde minicik bir etek vardı. Ona baktığımı
görünce, dün çok terlemiştin onun için dedi. Bende kenarından aletimi
çıkarabileceğim geniş bir şort giydim. Pazar yerine varınca tüm
ayarlamaları yeniden yapıp gel bakalım dedim. Zaten minicik olan eteğin
uçlarını kaldırarak kucağıma oturmasını sağladım. Kızımın delikleri ile
aletimin arasında artık etek yoktu. İnce dantelli bir külot giyen kızım
sanki hazırlıklı gelmişti. Ondan aldığım bu cesaretle şortumun içindeki
aleti çıkarmaya kara verdim. Birleştirdiğim dizlerimden sağa sola
ayrılan bacaklarını şuraya koy buraya koy derken belinden tutup kaldırım
ve aleti çıkardım. Tenine temas eden aletimin farkındaydı ama bozuntuya
vermedi. Hareket edip pazar yerinde turlamaya başladık. Evet, sen bu
işi öğreneceksin diye saçlarını okşuyor boynunu öpüyordum. Ara ara
kalkıp otururken aletim bacaklarına kalçalarına sürtüyordu. Türlü
bahanelerle ileri geri yaparak bacak arasına ve külotuna vargel
yapıyordum. Kalktığı bir anında külotunu yana sıyırdım. Oturduğunda
deliklerine dayanan aletim zevkten dört köşe idi. Amının dudaklarını
hissedebiliyordum. Aletim zevkten çırpınırken boynunu ve kulak
memelerini öpmeyi bırakmış yalıyordum. Kızım arabadan aldığı zevkin
yanına altındaki zevki de eklemiş aletimin üstünde kıvranıyordu.
Kalktığı bir anında onu alttan kalçasından havada tutup aleti deliğine
dayadım. Sıcaktan ve zevkten vıcık vıcık olan deliğine girmeye hazır bir
alet vardı. Her şey ona bağlıydı isterse oturur içine alır istemezse
oturmaz kenara çekerdi. Nefes almadan hareketsiz bekliyordum. Yavaşça
kendini bıraktı artık içindeydim. İnanılmaz bir şeydi. Beline sarılıp
içine volkan gibi patladım. Devamlıda sikişiyoruz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*